top of page

Startup Programları Tasarlamak & Yönetmek: Part II - İyi Girişimlere Nasıl Ulaşılır?

Şirketlerde ya da Teknokentlerde startuplar için hızlandırma, açık inovasyon, scouting, inkübasyon programları yönetme üzerine bir Playbook'a dönüşecek post dizisine başlamıştık, ilk postu kaçıranları şuraya alalım -> Tık


Dillendirince kulak tırmalayıcı olabilir ama söylemekten geri durmayalım:

Ortalama girişimlerle ortalama, vasat girişimlerle vasat sonuçlar elde ediliyor.

Şirketinizin inovasyon potansiyeline, Teknokentinizin ekosistemine katkı sağlamak istiyorsanız yönettiğiniz programa ‘iyi girişimleri’ alıyor olmalısınız. ‘İyi girişim nedir’ sorusu bambaşka bir yazının konusu olur, şimdilik ‘iyi girişimlere nasıl ulaşır ve ilgilerini çekeriz’ sorusuna odaklanalım.



Program yönetiminin başlangıç fazında pipeline geliştirme & outreach çalışmaları yapılır. Türkiye’deki çoğu programda bu çalışmalar sistematik olmaktan çok uzak; sosyal medya ve e-posta üzerinden duyuru yapmanın ötesine geçen, bir oyun kitabı, planlaması olan çok az programımız var. Olması gereken ise tam tersi; adım adım, kimin, neyi, hangi kanaldan, nasıl bir içerikle, ne zaman duyuracağı sistematik olarak planlanmalı. Global Accelerator Report’un (GAN) 2022 raporuna göre globaldeki hızlandırıcılarda alınan başvuruların kaynağı açısından araç verimlilikleri şöyle:

  1. Program ekibinin bireysel scouting çalışmaları (%18)

  2. Partnerlerin sosyal medya duyuruları (%15)

  3. Mezunların tavsiyesi (%12)

  4. E-mail duyuruları (%11)

  5. Mentor tavsiyesi (%5)

  6. Programın sosyal medya hesapları ve diğer medya duyuruları (%4)

Programa kabul edilen girişimlerin kaynağına bakıldığında da tablo çok benzer:

  1. Program ekibinin bireysel scouting çalışmaları (%23)

  2. Partnerlerin sosyal medya duyuruları (%16)

  3. Mezunların tavsiyesi (%16)

  4. E-mail duyuruları (%7)

  5. Mentor tavsiyesi (%6)

  6. Programın sosyal medya hesapları ve diğer medya duyuruları (%3)

Uzun lafı kısaltırsak başvuruların ve programa kabul edilen girişimlerin yaklaşık %70’i yukarıdaki sıralamanın ilk beş outreach çalışmasından geliyor.

Türkiye’deki pratik ise global verinin tam aksine odaklı; çoğu program en düşük verim sağlayan kanala, kendi sosyal medya hesapları ve diğer medya duyurularına odaklı bir outreach planlaması yapıyor. Startuplara verimlilik, metrik temelli aksiyon (KPI-based actions) aşılayacağını iddia eden bu programlar için ironik bir durum!


İyi girişimleri bulmak için neye odaklanmamız gerektiği aşikar; bir sonraki post ile "Bir Startup Programı için Sistematik Bir Outreach Nasıl Kurgulanır & Yönetilir?" sorusuna cevap olabilecek öneriler ve bir yol haritası paylaşacağız.

6 views0 comments
bottom of page